GELİŞİM PSİKOLOJİSİNİN YENİDEN KEŞFİ: SAMUEL BECKETT'İN ENDGAME OYUNUNDA ‘TERS KİMLİK’ VE 'BENLİK BÜTÜNLÜĞÜNE KARŞI UMUTSUZLUK’

Author:

Number of pages: 195-203
Year-Number: 2014-3

Abstract

Beckett'in karakterlerinin birbirleri ile çelişkili ilişkileri ve kendi iç düşüncelerinin dış dünya—varlık ve yokluk dünyası—ile etkileşimi yoluyla kimliklerini arayışı, güven ihtiyacı, yaş ve ego arasındaki bağ ve hızla değişen dünya: bunların tamamı karakterlerin açığa çıkardığı kimlik krizinin arkasındaki olası nedenlerdir. Beckett'in karakterleri, kendi benliklerini tatmin edecek bir anlam elde etmek için, psikososyal gelişim sürecinde kimlik kırıklarını ortaya çıkaran hayatlarını sorgulayarak bazı somut cevaplar bulmak için çabalar. Bu çaba ileriye dönük olumsallıklar kapsamaya yönelik girişimler olsa da geçmişteki olumsuzluklar hayatın parçalanmışlığına yanıt verir aynı zamanda. Geriye dönüşler, kimlik arayışını ‘ters’ yöne çevirmekte ve yaşlılık sürecinde ‘benlik bütünlüğüne karşı umutsuzluk’ hissi yoğunluk kazanmaktadır. İhtiyaçlar çocukluktan yaşlılığa farklılık göstermekte, tepkisel çıkarımlar karakterlerin sadece ontolojik oluşlarını değil, aynı zamanda ruhsal ve tinsel oluşlarını belirgin hale getirmektedir. Bu tepkisel çıkarımlar bazen kimlik bozulmalarına, kimi zaman bedensel/fiziksel sarsıntılara, kimi zaman da ruhsal çöküntülere sebep olmaktadır; böylece, Beckett, modern/post modern dünya düzeninde karakterlerin/insanların yaşamsal yetilerine göndermede bulunmaktadır. Psikanalist destek için ağırlıklı olarak Erik Erikson’dan faydalanacak bu çalışma, Erikson'un psiko-sosyal gelişim aşamaları aracılığıyla Samuel Beckett'in başyapıtlarından biri olan Endgame’deki karakterlerin kimlik krizini ve ‘benlik bütünlüğüne karşı umutsuzluğu' araştırmayı amaçlamaktadır. Bu bağlamda yapılan literatür taramalarında benzer çalışma olmaması açısından edebiyat-Psikoloji-eğitim ilişkisini örneklemesi açısından kayda değer bir çalışmadır.

Keywords

Abstract

Samuel Beckett’s plays are regarded as ‘theatre of menace’; Endgame, one of the masterpieces of Beckett, is a typical example of it. Beckett's characters have contradictory and ambivalent relationships with each other. Their search for their identity through their inner thoughts’ interaction with the external world—the world of ‘existence and non-existence’—their necessity for ‘trust’ and the relatedness between age and ego are dealt with in this paper. Although these efforts are attempts to cover prospective contingency, the negativity of the past responds to the brokenness of the same life, in the same breath. Flashbacks turn identity search inside out, and the feeling of 'self-integrity versus despair' gains intensity in the process of old age. Needs vary from childhood to old age; accordingly, the reaction-based inferences relieve not only the ontological existence of the characters, but also their mental and spiritual beings. These reaction-based inferences lead sometimes to identity distortion, and sometimes bodily/physical depressions, and sometimes spiritual meltdowns; so, Beckett refers to the vital skills of the characters/ in modern/post-modern world order. This paper aims to reveal the probable reasons behind the identity crises of these characters as in line with Erikson’s psychological development stratagem such as self-actualization, esteem, love/belonging, safety and physiology. The psychological development of Beckett’s characters striving for concrete answers to their fragmented souls in the meaningless world in Endgame are depicted as fragmented psyches. ‘Ego integrity versus despair’ has been covered from a psychological perspective.

Keywords