ŞEYHÜLİSLÂM SA’DÎ ÇELEBİ VE MANZUM FETVÂLARI

Author:

Number of pages: 114-119
Year-Number: 2018-23

Abstract

Osmanlı’da fetvâlar da nazmen verilmiş ve böylece Türk edebiyatına orijinal bir tür daha dahil olmuştur. Fetvâ, Arapça yiğit, genç, kavî anlamındaki fetâ kökünden türeyen bir kelime olup müşkil bir meselenin güçlü bir cevapla çözülmesini ifade etmektedir. Osmanlı’da fetvâ verme işlemi merkezde şeyhülislâm, taşralarda ise müftülerce gerçekleştirilmiş ve önemli bir halk hizmeti olarak görülmüştür. Fetvâ verme işinde müşkil bir mesele, müftü veya şeyhülislamca kaynaklarından araştırılarak ortaya konulmaktadır. Bu müşkil işlem sebebiyle müftü veya şeyhülislâmlar için ‘hallâl-ı müşkilât, ukde-güşâ’ gibi unvanlar kullanılmıştır. Genellikle Türkçe ve mensur olarak verilmiş olan Osmanlı fetvâlarının çok az bir kısmı da nazmen verilmiştir. Osmanlı’da manzum fetvâlar Divan şairleri içinde özel bir yere sahip olan şeyhülislâm veya müftüler tarafından verilmiştir. Genellikle 16.yüzyıl ortalarından itibaren verilmeye başlanan Osmanlı manzum fetvâları büyük ölçüde Ebussuûd, Bostanzâde Muhammed, Hoca Sadeddin Efendiler gibi ünlü Osmanlı şeyhülislâmlarının kalemlerinden çıkmıştır. Bunlardan birisi de şairliği ile tanınmış olan Sa’dî Çelebi olup elimizde şimdilik sadece iki manzum fetvâsı bulunmaktadır. O, manzum fetvâ vermiş Osmanlı şeyhülislâmları içinde kronolojik olarak en eski şeyhülislâm durumundadır. Araştırmalar ilerledikçe onun verdiği manzum fetvâ sayısının artacağını umuyoruz. Verdiği manzum fetvâlar genellikle tütün ve kahve gibi o yüzyıla göre tartışmalı konularla ilgili olup bu makalede de tütünle ilgili bir manzum fetvâ ile bir bahis sebebiyle söylediği manzum cevap tanıtılacaktır.

Keywords

Abstract

In the Ottoman Empire, the fatwas was also given as poetry and thus an original genre more has been added to Turkish literature. Fatwa word, comes from the root feta in the brave, young, strong sense and it’s solution with a strong answer to a difficult problem. The work of giving fatwa in the Ottoman Empire was performed by the shaykh al-Islam in the center and by the mufti in the provinces. This business has been seen as an important public service; by the mufti or shaykh al-Islam a difficult question of sources were searched and were being revealed. For this reason, for the mufti or the shaykh al-Islam is used hallal-ı müşkilât, ukde-güşâ like titles. A large part of the Ottoman fetvas was written Turkish and as prose and in a small amount it was also written as poetry. The poetry fatwas in the Ottoman Empire were written by shaykh al-Islam or muftis, which has a special place among Divan poets. The Ottoman poetry fatwas, which were usually started to be given in the middle of the 16th century, have come out of the famous Ottoman sheikhulislamas such as Ebussuûd, Bostanzade Mohammed and Hoca Sadeddin. One of them is Sadi Çelebi who is well known for his poetry and for now there are only two poetry fatwas. He is the oldest Shaykh al-Islam in chronological order within the Ottoman Shaykh al-Islams, which has given verse fatwa. As the researches progresses, we hope that his number of poetry fatwas will increase. His poetry fatwas are usually controversial topics such as tobacco and coffee, and this article will introduce a poetic fatwa about tobacco and a poetry answer on a wager.

Keywords