TÜRKÇEDE DOĞRULUK FONKSİYONLARI: DEĞERLENDİRMELER VE ÖNERİLER

Author:

Number of pages: 226-242
Year-Number: 2021-37

Abstract

Geleneksel terim mantığından farklı olarak modern mantık kuramı, yapısı itibariyle, atomsal (yani mantıksal olarak yalın) önermelerin doğruluk fonksiyonlu molekülleri oluşturacak çeşitli bileşme biçimlerinin bir incelemesiyle başlar. Modern simgesel mantığın bu temel kısmı doğruluk fonksiyonları mantığı veya daha sıklıkla önermeler mantığı olarak adlandırılır. Doğruluk fonksiyonlu bileşkelerin özellikleri ve bağıntılarıyla ilgili temel mantıksal-matematiksel olgular, modern mantığın diğer bütün katmanlarında da merkezi bir yer tuttuğu, ama genel olarak mantığın meta-kuramı da her zaman İngilizce ve Türkçe gibi doğal diller (veya bunların genişletimleri) içinde geliştirilip sunulduğu için, doğruluk fonksiyonlarına uygun doğal okunuşlar sağlama, hem mantık eğitimi hem de akademik mantık etkinliği bakımından oldukça önemli bir sorundur. Bu çalışma, modern mantık Türkçesi için bu sorunun, doğruluk fonksiyonlarının kendileriyle yüzleşme biçimini alması gerektiğini savunmakta ve tamamen mantıksal bir bakış açısından bu hedefe yönelik belli eleştiriler ve düzeltmeler önermektedir. Çalışmada, öncelikle matematiksel bir kavram olan doğruluk fonksiyonu kısaca aydınlatılıp olanaklı bütün birli ve ikili doğruluk fonksiyonları sergilenmekte, sonra da bu fonksiyonların bir mantık kalkülü (hesaplama dili) inşasında mantıkçı tarafından nasıl ele alındığı açıklanmaktadır. İzleyen ana bölümde, (tartışmalı) bir gramatik-felsefi kategori olan cümleliğin, doğruluk fonksiyonlarının doğal okunuşunda yarar sağlayabileceği not edildikten sonra özellikle de maddi içerme ve maddi eşdeğerlik fonksiyonları için yerleşmiş olan Türkçe okunuşlar mantıksal bir bakış açısından eleştirel ve düzeltici bir tarzda incelenmektedir. Çalışma, pekiştirilmesine hizmet etmeye uğraştığı şu görüşü dile getirerek sonlanmaktadır: Bir mantık kalkülünün “doğal okunuşu”yla ilgili sorunlar aynı zamanda kalkülün çözümleme kabiliyetini de ilgilendirmektedir.

Keywords

Abstract

Modern logical theory, unlike the traditional logic of terms, begins (in the structural sense) with a systematic examination of the various ways atomic (i.e. logically simple) propositions combine into truth functional molecules. This fundamental part of modern symbolic logic is called the logic of truth-functions, or more frequently propositional logic. Since basic logico-mathematical facts about the properties of and relations between truth-functional compositions occupy a central place in every other stratum of modern logic, and yet the meta-theory of logic in generatim is always developed and presented within (extensions of) natural languages such as English and Turkish, the problem of providing truth-functions with correct natural readings is an important one, both for educational and academic implementations of logic. This paper argues that this problem should take, in the case of the Turkish language of modern logic, the shape of a confrontation with the truth-functions themselves, and it propounds from a purely logical perspective certain criticisms and amendments to that effect. First, the mathematical concept of truth-function is briefly elucidated and all the possible unary and binary truth-functions are exhibited; then an explanation is given of the way these functions are treated by the logician in constructing a logical calculus. The subsequent main section begins by noting the possible utility of the (controversial) grammatical-cum-philosophical category of prosentence for giving natural renderings of the truth-functions, and proceeds with a logically oriented examination of the engrained Turkish readings in a critical and amendatory manner, specifically those of material implication and material equivalence. The paper ends up by uttering the view for which it labors to provide some confirmation –namely, that problems concerning the “natural reading” of a logical calculus bear also on the analytic capability of the calculus itself.

Keywords